.l.m üstüne

“Bir an için ne yapıyorsan dur ve kendine sor: Artık bunu yapamayacağım için ölümden korkuyor muyum?” —Marcus Aurelius

Ölüm eğlenceli bir konu gibi görünmüyor, ne var ki nerdeyse hepimiz artık burada olmadığımızda sevdiklerimize ne olacağından korkmanın nasıl bir his olduğunu biliyoruz. Ölümü , bir noktada deneyimleyeceğimiz gerçeğine rağmen, çok az şey ölüm kadar belirsizlik ve korkuya neden oluyor. Bununla birlikte, ölüm bahsini çevreleyen endişe verimsiz ve bizi sahip olduğumuz zamanı yaşamaktan alıkoymakta.

“Ölümden kaçamam ama en azından onun korkusundan kaçabilirim.” —Epictetus

Konu, duygularımızda ustalaşmakla ilgili, duygularımızı bastırmak veya kederi görmezden gelmekle değil. Aslında, tam tersine, kederi yada belirsizliğin verdiği korkuyu hiç yaşamamak oldukça endişe verici olurdu. Keder, diğer insanlara ve yaşama değer verme , umursama yönündeki evrensel insan güdüsünün birincil örneklerinden biri ve ölüme verdiğimiz duygusal tepkiler bizi insan yapan şeyin bir parçasıdır.

Ölümün kaçınılmazlığını kabul ederek onu kucaklamak ve yaşamı derinden önemsemenin mümkün olması, birbiriyle uzlaşmaz -uyumsuz görünebilir. Konuyu, ilgili Stoacı görüşlere yer vererek ele alıyor olacağım. Ana fikir şöylece: kontrolümüzde olana odaklanarak ölümü çevreleyen duyguları yönetmek mümkün ve gerek.

Tarihin tüm dahileri bu tek temaya odaklanmış olsalardı, insan zihninin karanlığına karşı şaşkınlıklarını asla tam olarak ifade edemezlerdi. Hiç kimse mal varlığından bir santim bile vazgeçmez ve bir komşuyla en ufak bir anlaşmazlık ödeyecek cehennem anlamına gelebilir; yine de başkalarının hayatlarımıza tecavüz etmesine kolayca izin veririz – daha kötüsü, genellikle onu devralacakların yolunu açarız. Hiç kimse parasını yoldan geçenlere dağıtmaz, ancak her birimiz hayatımızı kaç kişiye dağıtırız! Mal ve paraya sıkı sıkıya bağlıyız, ancak zaman kaybetmek üzerine çok az düşünürüz, hepimizin en sert cimri olmamız gereken tek şey bu. ” —Seneca

Kabul etmesi zor olsa da, ölümün kaçınılmazlığı Stoacı filozofların hepimizin akılda tutmasını istediği bir şeydir. Ancak, korku içinde yaşamaktansa bizi ölümü motivasyon olarak kullanmaya teşvik olarak. Ölümü akılda tutmak, gerçekten önemli olan şeylere odaklanmak, inanç ve duygularımıza hakim olmak için gayrete sebep. Ölüme mahkumiyet , tam da yaşamı kucaklamaya neden …

“Bir an için ne yapıyorsan dur ve kendine sor: Artık bunu yapamayacağım için ölümden korkuyor muyum?” —Marcus Aurelius

Ölümden korkmak, üstesinden gelmek için çalışmamız gereken bir şey olsa ve ama doğal bir his. Bununla birlikte, kendimize ölümden neden korktuğunuzu sormak değerli. Henüz yapmamız gereken çok şey olduğu için mi yoksa hayatından çok keyif aldığın için, bunun biteceğini görmekten mi , örneğin ?  Bu sorunun cevabı şu anki yaşam kaliteniz hakkında çok şey söyleyebilir. Bu cevaplardan 2.si, şu andan mutlu olmakla ilgili olanı çoğaltmaya çalışmak ilkine ( yapacak çok şey var …) yeğ  tutulabilir. Zaten sahip olduklarımızı kaybetme korkusu, henüz gelmemiş olanı kaybetme korkusunu  yönetmekten daha kolay değil midir?.

“Ölümden kaçamam ama en azından onun korkusundan kaçabilirim.” —Epictetus

Ölümden korkmak hakikatten korkmaktır. Zaman ve zihinsel enerjiyi kontrolü elimizde olmayan bir şeye odaklamak israfı da cabası. Bunun yerine duygularımızı kontrol edebileceğiniz , irademiz dahilinde olana odaklamak mümkün ve zamanla daha sakin ve daha net bir kafaya sahip olmaya yardımcı olacaktır.

Yapacağınız, söyleyeceğiniz ya da niyet ettiğiniz her şeyin ölmekte olan bir kişininki gibi olmasına izin verin. ” —Marcus Aurelius

Stoacılar, hayattan en iyi şekilde yararlanmak gerektiğine inanıyorlardı. Bu tavsiyenin klişe görünmesi, doğruluğunu azaltmıyor. Şöyle ki, pek çok insan hastalıkla, sevdiği birinin ölümüyle veya başka bir trajediyle karşı karşıya kaldığında hayatını değiştirir. Çoğunlukla, sanki ölümlü olduğumuzu kabul etmek için şok edilmemiz gerekiyormuş gibi görünür. Büyük bir yaşam değişikliğini beklemek yerine, şimdi hayatı dolu dolu yaşamaya, ölüm üzerine düşünmek araç olabilir.

“Kederin üstesinden gelmek onu aldatmaktan daha iyidir.” —Seneca

Bütün bunlar, yazının başında belirttiğimiz gibi, duyguları bastırmak , ihmal ve inkar etmekle değil , duyguları anlamak , hissetmiyormuş gibi davranmaktansa hislerimizi fark etmekle ilgili… Kederini tanımak, orada olduğunu bilmek ama somurtmayı reddetmek…

“Bir insan, ölümden değil, daha çok yaşamaya başlamamaktan korkmalı…” —Marcus Aurelius

“Hayatın sonuna gelmişiz gibi zihnimizi hazırlayalım. Hiçbir şeyi ertelemeyelim. Hayatın kitaplarını her gün dengeleyelim. Her gün hayatına son rötuşları yapan kişi zamansız kalmaz. ” —Seneca

Ölümlülük  , hayatımızla ne yaptığımıza dair muhakeme araç ve vesilesi olarak da işlevi bulunuyor. Her gün, kendimizin mümkün olan üretken , sağlıklı… ( sizin için değer-öncelik olan neyse , herkesin kendi meşrebince …) versiyonu olup olmadığımız sorusunu sormamızı istiyor. Bu olmadığında, asla ölmeyecekmiş gibi yaşama körlüğünün kurbanı olmak işten değil… Evet, ölümün peşinden koşamayız , ancak ondan da kaçamayız da…

Ölüm genellikle olumsuz veya kötü bir şey olarak nitelendirilir, Azrail den korkulur, yahut bir insan öldüğünde, çok erken öldüğü konuşulur. Ancak ölümü bu şekilde karakterize etmek haksızlık ve bu bakış işimizi kolaylaştırmıyor. Ölüme iyi yada kötü demeden evvel, doğal olduğunu idrak eylemek gerek. Ölüm herkesin başında ve tıpkı gençlikten yaşlılığa geçişi kucakladığımız gibi, hayatımızın kabul etmemiz gereken bir aşamasıdır. Ölüm kavramıyla ilişkimizi, ona bakışımızı değiştirmek, onunla ilgili duyguları dengelemeye destek…

Death is not an evil. What is it then? The one law making has that is free of all discrimination.” —Seneca

Hayat birçok yönden adaletsiz olabilir. Kontrolümüz dışındaki koşulların çoğu, her birimizi farklı şekilde etkiler. Az ya da çok parası olan bir ailede, az ya da çok kaynakların olduğu bir ülkede vb. Doğabilirsiniz. Ancak ölüm en büyük dengeleyicidir. Her birimiz için gelir ve bize insanlığımızı hatırlatır.

“Kaderiniz sonsuza kadar yaşamakmış gibi davranmayın, o sizi ele geçirir. Yaşadığınız sürece ve yapabiliyorken, şimdi iyi olun.”Marcus Aurelius 

….

Kaynak:https://dailystoic.com/14-stoic-quotes-on-death/

Çeviri-düzenleme : Alev T.

Leave a Reply

Your email address will not be published.


Notice: ob_end_flush(): failed to send buffer of zlib output compression (0) in /home/kozmikpsk/public_html/wp-includes/functions.php on line 5221